Bu haber 5718 kez okundu.

Türk Büro-Sen'den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü açıklaması

 

Türk Büro-Sen Gaziantep Şube Başkanı Atilla Özbay, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Ülkemizde ve dünyanın bir çok ülkesinde eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı direnen kadınlarımızın var olma mücadelesine katkı sunmak amacıyla gerçekleştirilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü maalesef buruk bir şekilde kutlamaktayız. Oysa ki kamuda emek mücadelesi veren biz Türk Büro sen kadınlarımızın sosyal yaşam ve çalışma hayatındaki sorunların konuşulduğu, tartışıldığı ve çözüme kavuşturuldugu bir gün olmasını arzu ederdik.

Malesef Tarihinde kadına verilen önem konusunda örnek olan ülkemiz günümüzde sınıfta kalmıştır.Kadın cinayetleri her geçen gün artmaktadır. Cinayetlerin işleniş şekli her geçen gün vahşileşmektedir. Cinsel saldırılar artmakta, çocuk istismarları çoğalmaktadır.Kadınlar giydikleri kıyafetlerinden dolayı yargılanmaktadırlar. Çocuk gelinlerlerin oranı malesef düşmemektedir. Ülkemizde ortalama her gün bir kadın yakınları (baba,kardeş, eş) tarafından öldürülmektedir. Kadının her şeyden önce bir insan olduğu unutulmamalıdır. Kadınlarımızın ve çocuklarımızın yaşamış olduğu insanlık dışı olaylara karşı idam cezası getirilmelidir.

KADIN İSTİHDAM İSTENİLEN DÜZEYDE DEĞİL

Ülkemizde ve dünyada kadınların erkeklere oranla eğitim seviyelerinin daha düşük olduğunu, okuma yazma bilmeyen kadın oranının erkek oranından çok daha yüksek olduğunu görüyoruz. Dünyada ve ülkemizde kadınlar çalışma hayatında istenildiği düzeyde yer alamamaktadır.Nufusumuzun yüzde 49 ünü kadınlar oluştururken erkeklerin istihdam oranı kadınların istihdam oranının 2 katından daha fazladır. Malesef çalışma hayatında kadınlar istenildiği düzeyde yer alamamaktadırlar. Tarihin ilk kadın hükümdarını (Tomris hatun M.Ö 6. Yüzyıl Saka Türkleri ) çıkarmış olan milletimiz kadın yöneticiler konusunda da sınıfta kalmıştır. Öyle ki üst düzey kadın yönetici oranımız sadece yüzde 9 dur. Geçmiş yıllara göre kamuda,TBMM de ve Bakanlar kurulunda bulunan kadın oranı artmasına rağmen malesef henüz istenilen seviyede değildir. Ülkemizde kadın istihdamının ve üst düzey kadın yönetici oranının düşük olmasının en önemli sebebi Annelik ve aile içinde kadının erkeğe oranla daha fazla rol üstlenmesinden kaynaklanmaktadır. Bu rollerden kaynaklı olarak kadın çalışma hayatında dezavantajlı duruma gelmektedir. Kadın kamu çalışanları ve özel sektör çalışanlarının Doğum öncesi sonrası izinleri yetersizdir. Devletimiz tarafından yeni doğan çocuklar için ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi husunda kamu spotu hazırlanıp komuoyu oluşturulmaya çalışılırken çalışan anneler iş başı yapmak zorunda kalmaktadırlar. Türkiye Kamu-Sen konfederasyonu olarak kadınların kamuda ve özel sektördeki çalışma koşulları ile ilgili pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini düşünmekteyiz. Kadınların çalışma hayatında yaşamış oldukları sorunlar bir an önce çözüme kavuşturulmalıdırlar.

Türkiye’nin milli ve yerli sendikası olan Devletimizin her şartta yanında terör örgütlerinin her zaman  karşışında olan sendikamız son yıllarda kamuda FETÖ ve PKK ile mücadele konusunda memurun iş güvencesini büyük bir engelmiş gibi kamuoyuna lanse etmeye çalışan anlayışıda tasvip etmemektedir. Zira güvencesiz çalışmanın en büyük mağduru kadınlar olacaktır.

Türk Büro-Sen ve Türkiye kamu sen olarak kadınlarımızın unutulmaması sorunlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini savunmaktayız.Çünkü toplumu ayakta tutan en önemli unsur kadındır.Toplumun yarısı kadın oluşturmaktadır diğer yarısı ise kadından doğmaktadır. Kadının eğitimi çalışması yükselmesi toplumu bir adım daha öteye taşıyacaktır. Bu vesile ile başta şehit ve gazilerimizin anne ve eşleri olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlarız.”

 

Editör: Sezin PINAR



Bu Bölümün En Çok Okunan Haberleri
Anahtar Kelimeler



İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.