•  
    Sizlerinde yakından takip ettiği üzere ülkemizde döviz fiyatları bir
    hayli yükseliştedir. Son dönemde kurların hızlı artması sonucu Organize
    Sanayi Bölgesi’nde ve Alışveriş Merkezlerindeki dövizle kira ödeyen
    işletmecilerimizden ciddi şikâyetler tarafımıza geliyor. TL’nin değer
    kazanması için tüm Türkiye’de kiralar TL bazında alınmalıdır. Döviz
    kurları son aylarda rekor üzerine rekor kırmaktadır. Bu artış ise Dolar ya
    da Euro ile kira ödeyen sanayicimizi ve AVM esnafımızı olumsuz
    etkilemektedir. Kamu kurumlarında artık sözleşmelerin TL ile yapılacağı
    açıklandı, bu güzel haberdi. Ama özel sektörde perakendeden akaryakıta
    kadar birçok sektörde dolar ve euro ile yapılmış sözleşmeler var.
    Dövizdeki yükseliş nedeniyle mağdur olan taraflar sözleşmelerin TL’ye
    dönmelerini talep ediyorlar. Döviz TL karşısında öngörülenin üzerinde
    değer kazandı. Son 3 yılda döviz kurlarındaki artış TL’ye %40 değer
    kaybettirdi. Ayrıca; Kur artışları firmaların maliyetlerini arttırdığı için
    tüketiciler bir maliyet enflasyonu yaşamaktadır. Hayat pahalılığı hem
    üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilemektedir. Satışların azaldığı
    böyle bir ortamda, kira giderleri ise kur artışı nedeniyle yükselmektedir.
    Bu durum ciddi sıkıntılara yol açabilir. Türkiye’nin en büyük Organize
    Sanayi’nden birine sahip olan Gaziantep’te çok sayıda sanayici bu
    durumdan muzdaripdir. Çoğu en az 20-30 yıllık emeğin ürünü olan
    markalarımızın karşı karşıya bulunduğu sorun, değer zincirinin diğer
    halkalarında da istenmeyen sonuçlara neden olabilir. Bugün
    markalarımızın yaşadığı sürecin yakın gelecekte imalatçılara da
    yansımaları olabilir. Bu duruma yetkililerden daha özenli bir yaklaşım
    bekliyoruz. Hala birçok bölgede kiralar dövizle ödenmektedir. Bu duruma
    çözüm bulup TL’nin değer kazanmasını sağlamak gerekmektedir. Bugün
    sadece Gaziantep’te metrekaresi ortalama 1-1.5 dolar ve hatta organize
    sanayi bölgemizin bazı yerlerinde de 2 dolar olan kiralama sistemleri
    vardır. Örneğin 30.000 metrekare bir işletmesi olan sanayicimiz ortalama
    45.000 dolar vergiler hariç kira vermesi gerekiyor. Şayet bu sanayicimiz
    halıcı ise yaklaşık 5.000 metre yada başka bir deyişle 5km halı üretmeli ki
  • kirasını verebilsin. AVM’lerde de durum bundan farklı değil ve hatta daha
    dramatik bir kira tablosuyla esnafımız karşı karşıyadır. Bunu Türkiye
    bazında düşündüğümüz de ciddi bir döviz kullanımı ortaya çıkmaktadır.
    TL’nin değer kaybının iç nedenleri arasında ekonominin kötü yönetimi,
    siyasal sorunlar, sosyal sorunlar gibi nedenler sayılabilir. Bunlar
    genellikle istikrarsızlığa neden olur ve yerli paraya duyulan güvenin
    sarsılmasına yol açar. Bu gibi hallerde yerli para yabancı paralara karşı
    değer kaybeder. Tıpkı TL’nin dolar ve euro karşısında kaybettiği değer
    gibi. Bu duruma acil müdahale edilmelidir. Özellikle sanayi şehri
    olmamızdan dolayı buradaki sanayiciler dolar veya euro’dan dolayı
    mağdur durumda kalmamalıdır. AVM esnafı da bu sorundan
    kurtarılmalıdır. Hükümete önerimiz şudur: Kira artışlar enflasyona
    endeksli ve TL ile olmalıdır. Enflasyon %9 iken kur farkı %40 olduğunda
    firmaların kapanması kaçınılmazdır. Konutlarda yapılan enflasyona
    endeksli kira artışı iş yerleri içinde geçerli olmalıdır. Bunun yasal zemini
    vardır. Sadece hükümetin küçük bir yasal değişiklik ile buna müdahalesi
    yeterli olacaktır. Devlet piyasaya düzenleyici bir rol alarak müdahale
    etmelidir. Gaziantep’den yetkililere MHP olarak sesleniyoruz; Biran önce
    bu konuyla ilgili gerekli çalışmalar yapılmalı ve çözümler keskin bir
    şekilde ortaya konulmalıdır. Aksi takdir de çok büyük zararlar oluşabilir
    ve ülke olarak bu zararların altından kalmakta zorlanabiliriz. Milletimize
    de şunu vaad ediyoruz, oy zamanı oylarını bize verir ve hükümet görevini
    ülkücü cumhurbaşkanına verdiklerinde: o güne kadar bu tür tedbirleri
    almazlar ise, görev bize geldiğinde bu sorumluluğuda alır gereğini
    yaparız. TL’nin güvencesi de tıpkı Yüce Türk Milletin’in güvencesinin
    sahibi olduğu gibi MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’dir.
    -Kıymetli Basın Mensupları,
    Gaziantep’in tarım alanında lokomotifi olan antep fıstığının
    hasatı başlamıştır.Çiftçimize hayırlı olsun. Hasat bolluk, bereket ve
    mutluluk demek iken maalesef bir çok sorunla fıstık üreticisi yüzyüze
    kalmış. Birincisi artan hırsızlıkolayları geçen yıl ölümlere dahi neden olan
    fıstık hırsızlığı; inşaalah jandarma kolluk kuvvetlerimizin çabaları ile bu
    sene daha az olacaktır. Bu konu da yetkilerin, tedbirleri arttırmalarını,
    hatırlatmayı bir görev kabul ediyoruz. Fıstığın kg fiyatındaki artış bazı
    tüccarları rahatsız etmektedir. Bunun yansıması olarak özellikle baklava
    fiyatlarında %50 ye yakın baklavacılar zam yapmıştır. Konuya şöyle bir
    bakacak olursak 2016 yılında kırmızı kabuklu fıstığın fiyatı 21-22 TL iken
    2017 yılında 26-28 TL, baklavalık fıstık ise 2016 yılında 62-65 arası iken
    2017 yılında 95 – 98 tl arasındadır. Bu verilere göre fıstığın bir yıl bol, bir
  • yıl az ürün verdİği göz önüne alındığında, Bu yıl mahsulün az olması
    bekleniyor. Bu durumun fiyatlara yansıması da gayet doğaldır. Şunu
    unutmamak gerekir. 15 yılda ürün vermeye başlayan ve sürekli olarak bir
    çocuk gibi bakıma muhtaç olan Antep fıstığını; Pek tabii ki; daha kolay
    üretimi olan, ay çekirdeği , karpuz çekirdeği, kabak çekirdeği ve yer
    fıstığı ile aynı fiyat beklentisinde olması düşünülemez. Merkezi
    Gaziantep’de olan ve 11 il’e hitab eden Güneydoğu birlik kooperatifimiz
    vardı. Tıp kı; Fiskobirlik, Çukobirlik, Marmara birlik, Trakya birlik, gibi
    birliklerin kendi bölgelerinde ki ürünlerde olduğuna benzer şekilde
    Güneydoğu Birlik de bölgemizde, özellikle fıstık ticaretine ve fıstığa
    sahip çıkan, çiftçiyi sahipsiz bırakmayan bir kurumdu. Tüm diğer birlikler
    başarıyla bölgelerindeki ürünlere katkı vermeye devam ederken ne
    olduysa AKP Hükümeti tarafından 1700 ton fıstık ile devir alınmış, bu
    fıstığın şu anki parasal değeri en az 56.000 milyon TL dir. AKP iktidarı
    döneminde 11 il deki kopoeratif binaları ve arazileri de dahil olmak üzere
    satılan Güneydoğu birlik yoktur. Şimdi sormak lazım fıstığın fiyatını kim
    belirleyecek!. Çiftçinin alınteri Serbest piyasa adı altında tüccar ve fırsatçı
    depoculara mı teslim edilecek? Köylünün bir çocuk gibi emekle şefkatle
    kazandığı mahsülün değerini stokçular mı belirleyecek? Tabii ki sözümüz
    namuslu tüccarlara değildir. Fırsatçılaradır, borsa simsarlarınadır. Yeni
    Gıda ve Tarım bakanının bölgemiz insanı olması nedeniyle bu konuya
    eğilmesini bekliyoruz. Yapmazlarsa da MHP olarak görevi aldığımızda
    Fıstık, mercimek, buğday, pamuk , fındık üreticilerinin kısacası tüm
    köylünün sesi olacağız. Derdinin çaresi olacağız. Yeni Devlet, Yeni
    Türkiye Heveslilerine hatırlatalım bu Devlet’in Kurucusu Mustafa Kemal
    ATATÜRK demiştir ki: ‘’Köylü Milletin Efendisidir.’’ Garantisi ise Dr.
    Devlet BAHÇELİ’dir


İsim
E-Posta
Yorum Başlığı
Güvenlik Kodu
Yorum yazmak için üstteki alanı kullanabilirsiniz.